Bugun...


Ahmet Korkut

facebook-paylas
Andrei Tarkovsky
Tarih: 22-12-2017 21:41:00 Güncelleme: 22-12-2017 21:41:00


Popüler sinemaya tepki olarak doğmuş birkaç yönetmen sayın dendiğinde çoğu sinema severin aklına ilk gelen isimlerden biri şüphesiz Andrei Tarkovsky olacaktır. Sinema ile ilgilenen herkes onun ismini bir şekilde duymuştur. Tarkovsky, 1932 yılında Moskova'da büyük Rus Şairi Arseniy Tarkovsky'nin oğlu olarak doğmuştur. Tarkovsky filmleri otobiyografik özellikleriyle büyük zenginlik içerirler. Bunda babasının şair olmasının ve 7 yaşından itibaren müzik eğitimi almasının önemi büyüktür.

Tarkovsky sinema eğitimini Moskova'da Devlet Sinema Okulunda aldı. "Yol Silindiri ve Keman", 1960 yılında Sinema Okulu için yaptığı diploma filmidir, aynı zamanda ilk filmi ve tamamen Sovyet topraklarında geçen tek filmidir. Moskova'da çekilen filmin, harici mekanlarında bina imgelerinin ağır bastığı görülmektedir. Film, erkek bir müzisyen ile silindir şoförünün karşılaşma hikayesini anlatır. İşleyiş tarzı olarak duygusal görünen film, Tarkovsky'nin renkli olarak çektiği tek filmidir. İlk konulu uzun filmine "İvan'ın İhtirasları" adıyla başlayan yönetmen, filmi 1961 yılında "İvan'ın Çocukluğu" ismiyle bitirmiştir.

'Andrei Tarkovsky' adını uluslararası arenada duyuran ilk film "İvan'ın Çocukluğu"dur. Öksüz bir çocuğun İkinci Dünya Savaşı sırasında başından geçenleri anlatan film, Venedik Film Festivalinde, Altın Arslan Ödülünü başka bir filmle paylaşır.

"Yol Silindiri ve Keman"daki görsel zaaflar "İvan'ın Çocukluğu"ndan itibaren düşünceli peyzajlarla yerini sınırsız bir doğaya sahip görselliğe bırakır.

1966'da "Andrei Rublev"i çeken Tarkovsky, bu filmiyle komünist yönetimin tepkisini çekti. Filmin SSCB'de gösterimine, 1967 Cannes Film Festivali'nde ödül kazandıktan 1 yıl sonra izin verildi. Andrei Rublev, Eisenstein'in ölümünden beri durgun olan Sovyet sinemasında bomba etkisi yarattı. Ama şunu da belirtmek gerekir ki, bu filmin dönemin gözde akımlarıyla bir ilgisi yoktu.

Tarkovsky, 1972'de Stonislov Lem'in eserinden uyarlayarak çektiği ve kendi ifadesi ile bilim-düşlem olan "Solaris"adlı filminde hayatın anlamını araştıran yolculuğuna çıktı. Bu film, ünlü yönetmen Stanley Kubrick'in bilim kurgu filmi "2001 Uzay Yolu Macerası"na doğulu bir cevap olarak nitelendirilir. Tarkovsky diğer filmlerinde olduğu gibi bu filminde de şiirsel öğelere yer vermişti ve Solaris gezegeninin sonsuz koridorlarında, sonluluk - sonsuzluk, varlık - yokluk gibi insanın varoluşsal gayelerine ilişkin sorularına cevaplar arıyordu.

Tarkovsky, 1975'te yönettiği "Ayna"da yansıma ve hafıza olgularını çıkış noktası yaparak, çocukluk ve ilk gençlik yıllarına, bilinç altı derinliklerine, düşlerine ışık tuttu. Filmde Tarkovsky'nin kahramanları, dünyayı kişisel kökenlerinde öğrenmeye başlıyorlar. Çocuklukları hatırlayamayacakları kadar sönük bir neşeyle geçmiş ve bu onları yetişkinliklerinde duygusal açıdan yetim bırakmış.

Tarkovsky'nin 1979'da çektiği "Stalker - İz Sürücü" adlı filmi, meteor düşen yasak bir bölgeye keşif yapan bir kılavuz, bir ressam ve bir edebiyatçının yolculuğunu konu ediyor.Tarkovsky'nin kahramanı ruhani bir yolculuğun içindedir. Kavrayışa, iletişime ulaşmak için yapılan bu yolculuklar zaman ve mekan içinde yapılır. Ayrıca bu yolculuklar Tarkovsky'nin iç alemine yaptığı yolculuklardır ve sürgünde geçirdiği yılları da hatırlatır. Yolculuğun sonunda doğru yoldan ulaşılmayan bölgenin merkezinde gerçek arzularımızın açığa çıkacağı ve gerçekleşeceği esrarengiz bir oda bulunur.

Ayrıca Stalker filminin çekim süreci de hayli zorlu olmuştur. Film tamamen bittikten sonra montaj öncesi tüm kayıtlar zarar görmüş ve film hızlı bir şekilde baştan çekilmiştir.

Tarkovsky 1982'de, kendine has sinema anlayışının doruklarından biri olarak görülen "Nostaljiya" filmini çekti. Son filmi "Kurban"ı, 1986'da İsveç'te çekti. "Kurban" teknolojik burjuva uygarlığına ve trajik dünya görüşüne yönelttiği destansı bir eleştiri niteliğindedir. Tarkovsky bu filmde bireyin kendi hayatıyla hesaplaşmasını anlatır. "Kurban" şahsi ve tarihi perspektiflerden dünyaya dair zihni ve manevi yansıtmalar dahil, Tarkovsky'nin film kariyerinde ele aldığı tüm konuların, temaların çoğunu topladığı 'son' filmidir. Gerçeklik ve düşlerin çatışmasıyla birleşen görsel imgeler çerçevesinde insanın mevcudiyeti üzerinde, kişinin kendisiyle, başkalarıyla ve dünyayla ilişkisinde insan ruhu üzerinde odaklaşarak felsefe yaptığı "Kurban" filmi "Stalker" ve "Nostaljiya" ile başlayan görsel geleneğin bir uzantısıdır.

Andrei Tarkovsky 29 Aralık 1986'da öldü. Ölümünün üzerinden geçen bu süre zarfında klasik satatüsünü elde etti. "Andrei Rublev" 1995 BBC 100'de yer alan tek Rus filmiydi. Dünyadaki en iyi eleştirmenlerin hazırladığı listede "Andrei Rublev" birinci sıradaydı. Sinema eleştirisi açısından hazırlanan listelerin ilk onunda ise hem "Andrei Rublev" hem de "Ayna" vardı. Umarız artık bilinçli seyirciler, Tarkovsky gibi zirveye çıkmış sinemacılara hakettiği ilgiyi gösterirler.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI