Bugun...


İbrahim Ayhan

facebook-paylas
İYİ NOT DEĞİL, İYİ DAVRANIŞ İSTEYİN
Tarih: 18-01-2019 15:23:00 Güncelleme: 18-01-2019 15:23:00


Bugün 18 Ocak 2019 yani eğitim öğretimin yarılandığı gün. Diğer bir tabirle milyonlarca çocuğumuzun karne heyecanını yaşadığı gün.

Bugünün en önemli yanı da eğitimimizin bir dönemi daha geride bırakması. Bu ne anlama geliyor peki? Bu şu anlama geliyor ki eğitimimiz kendi birikimi üstüne yarım dönem daha kattı. Yüzbinleri aşkın çocuğumuz okumaya geçti, ortaöğretimdeki çoğu gencimiz üniversiteye girme hayaline daha da yakınlaştı, yükseköğretimde okuyan binlerce gencimiz hayallerini süsleyen mesleklerini icra etmeye biraz daha yaklaştı. Yüzbinlerce öğretmenimiz, akademisyenimiz yetiştirdikleri nesillerin hayallerine yakınlaştığını yakından şahit olurken pek tabi ki de onları yetiştirmenin haklı bir gururunu yaşıyor. Yine öğrencisini binbir güçlükle ve her gün özenle okula gönderen ebeveynlerimiz geride bıraktıkları zorlu ve keyifli dönemin ardından güzel bir tatil geçireceklerinin de heyecanını yaşıyor.

Eminim çoğunuz yukarıda bahsi geçen durumların bir ironi olduğunu fark ettiniz. Peki aslında olması gereken bu değil mi? Eğer eğitim bireyi kendi gelenek- göreneklerine bağlı kalarak onu ileriye götüremiyorsa, onu çağdaş bir seviyeye ulaştıramıyorsa varlığının anlamı nedir? Eğer bir sistem sürekli kendini tekrar ediyorsa, hatta mevcut durumundan daha da kötüye gidiyorsa bunun kati suretle sorgulanması gerekmez mi? Eğer bir sistemde sistemin başında bulunanlar sistemin teoride savunduğu fikri pratikleştiremiyorsa o halde sistemin doğuracağı sonuçlara hepimizin katlanması lazım. Bugün tüm okul kademelerimizde var olan “Değerlerimiz” planlar doğrultusunda öğrencilere aşılanmaya çalışılıyor. Peki bu değerlere toplum olarak ne kadar sahip çıkıyoruz. Örneğin  “Adalet” değerine toplum olarak ne kadar sahip çıkıyoruz. En basiti bir öğretmenin atamasında “Adalet” terazisi ne şekilde işleniyor. Daha da açık söylemek gerekirse “Adalet” siz bir şekilde atanan bir öğretmen okulda hangi öğrencisine samimi bir şekilde “Adalet”ten bahseder.  

Keşke girişte anlattığım durumun bir ironi olmadığına kendimi inandırabilsem; ama maalesef durum girişte bahsettiğimin tam tersi hatta daha da vahim. Maalesef ki sistemin yetiştirdiği hazırcı zihniyet bu vahim sonuçları doğuruyor. Örneğin kopya çeken bir öğrenci yakalandığı zaman yüzü kızaracağı yerde öğretmene hakaret edebiliyor ve kopyanın onun hakkı olduğunu savunabiliyor. Bundan yaklaşık iki hafta evvel hukuk fakültesinde okuyan bir öğrenci kopya çektiği için tutanak tutan öğretmeni öldürüyor.

Öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin birer yarış atı gibi sınavlarda yarıştırıldığı bir sistemin doğuracağı sonuçlar elbette çok iyi olmaz. Fakat yine de umutlu olmak gerekir. Yukarıda andığım akademisyen öğretmenin eşinin sarf ettiği güzel bir söz vardı : “ İyi bir hukukçu, iyi bir doktor değil ; iyi bir insan olmaya çalışın.” İşte eğitimin en önemli amacının aslında bu olması lazım. Bizler de – öğretmen, veli – olarak öğrencilere iyi not değil, iyi davranışlara ihtiyacımızın olduğunu kavratırsak  belki de daha başarılı oluruz. En önemlisi de “ Adalet”…





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI